Sanatçının Hikayesi
Ben Sevde.
On yılı aşkındır sanatla uğraşıyorum, ancak sanatın hayatımdaki gerçek yerini anlamam sanatla tanışmamın hemen ardından olmadı. Yurt dışında eğitim aldım, farklı disiplinlerle tanıştım ve bir süre sanatın tamamen dışında, kurumsal şirketlerde çalıştım. O dönem bana en çok şunu öğretti: üretmeden var olamıyorum.
Studio Sèvia, tam olarak bu uyanışın bir sonucu. 2023’te sanata yönelmeye karar verdiğimde evimdeki atölye olarak ayırdığım küçük odamdan çok daha fazlasına ihtiyacım vardı.
Her şeyin hızlandığı ve kolaylaştığı bu çağda, hazzın değerini yitirdiğini görmek pek de zor değil. Beklemenin ve sabretmenin kıymetli bir şey olmasından ziyade bir "dert" olarak görülmeye başlandığı andan itibaren, insanlar süreçlerinin sonunda duyacakları hazları listelerinde "check" edecekleri ve bir diğerine devam edecekleri basit bir şeyle değiştirdiler. Ben de kendime bir dur dedim ve bu anlamlı duruşun sonucunda Studio Sèvia doğdu.
Burada üretilen, paylaşılan her şey aynı anlayışla doğuyor: anlamlı bir niyete hizmet etmek. Her eser, görülen bir hissin ya da sezilen bir anlamın fiziksel dünyaya taşınmış hâli. Yalnızca estetik için veya listedeki bir ihtiyaca "check" atmak için değil; yaşamınıza sessizce eşlik etmesi için, sizinle birlikte var olması için.
Bir miras olarak sanat. Kıymetli parçalar, el emeği ve tasarım tablolar. Bunların hepsi bir eve değil, bir nesile hazırlanan nadide parçalar ve eserler. Bu atölyede amaç hayatınıza ve nesillerinize eşlik etmek. Mânâyı dünyaya ve bundan sonrasına taşımak, hatırlatmak.
El işçiliği, seçicilik ve anlam Studio Sèvia’nın temel değerleri arasındadır. Burada hiçbir şey aceleyle üretilmez; her parça düşünülerek, hissedilerek ve niyetle ortaya çıkar. Sadece varacağımız nokta değil, paylaştığımız süreç de sanatımın bir parçasıdır.
Buraya geldiğinizde sizi bir ürün kataloğuyla karşılamak istemiyorum. Bir şeyin içine adım attığınızı hissetmenizi istiyorum. Evinizde bugüne kadar belki yüzlerce kez önünden geçtiğiniz o duvara durup bakmanızı, ofisinizde saatlerce önünde çalıştığınız o duvara durup bakmanızı, dekorunu defalarca kez değiştirdiğiniz konsolunuza veya orta sehpanıza dikkatlice göz gezdirmenizi istiyorum. Size, sizi ne hatırlatıyor? Hiç gördünüz mü?
Mânâyı size hatırlatan o eşiktesiniz ve kapının deliğinden bakıyorsunuz. Buyrun, davetlisiniz. Sèvia dünyasına hoş geldiniz...
